Uyuşmazlıkların çözümünde mahkeme dışı hızlı, ekonomik ve dostane yöntem.
Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında, tarafsız bir üçüncü kişi (arabulucu) eşliğinde mahkeme dışı çözüm yöntemidir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamındaki bu süreç; gönüllülük, gizlilik ve hızlı sonuçlanma (ekonomik) ilkelerine dayanır. İhtiyari (isteğe bağlı) veya dava şartı (zorunlu) olarak iki şekilde uygulanır.
Taraflar sürece katılmaya, sürdürmeye veya sonlandırmaya zorlanamaz. Tamamen kendi iradeleriyle hareket ederler.
Süreçte sunulan belgeler, teklifler ve yapılan görüşmeler gizlidir. Mahkemelerde delil olarak kullanılamaz.
Aylar hatta yıllar süren yargılama süreçleri yerine, uyuşmazlıkları günler veya saatler içerisinde çözüme kavuşturur.
Arabulucu, taraflar arasında köprü kurar. Taraf tutmaz ve karar verme yetkisi yoktur; kararı taraflar kendileri verir.
Uyuşmazlıkları yıpratıcı dava süreçlerine girmeden dostane, hızlı ve ekonomik yollarla çözüme kavuşturarak tarafların kazan-kazan esasıyla ayrılmalarını sağlamaktır.
Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı siciline kayıtlı, en az 5 yıllık mesleki kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunu ve gerekli teorik/pratik eğitimleri başarıyla tamamlamış bağımsız kişidir.
İşçi-işveren alacak ve tazminatları, ticari alacak ve uyuşmazlıklar, tüketici uyuşmazlıkları, kira tespit ve tahliye davaları, kat mülkiyeti, komşuluk hukuku ile ortaklığın giderilmesi gibi tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri tüm özel hukuk konularını kapsamaktadır.
Dava açılmadan önce doğrudan arabulucuya başvurulabileceği gibi, açılmış bir dava devam ederken de hakim önerisiyle ya da tarafların ortak kararıyla sürece başlanabilir.
Arabulucu tarafları ortak ve özel toplantılara davet eder. İletişim tekniklerini kullanarak tarafların asıl menfaatlerini ortaya çıkarır ve çözüm yolları geliştirmelerine yardım eder.
Taraflar anlaşmaya vardığında bir anlaşma belgesi (tutanak) imzalanır. Bu tutanak, mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınarak ya da taraflar ve avukatlarınca birlikte imzalanarak ilam (mahkeme kararı) niteliğinde yasal güç kazanır.
Kira uyuşmazlıkları, işçi-işveren uyuşmazlıkları (tazminat, işe iade), ticari davalar ve bazı tüketici uyuşmazlıklarında doğrudan dava açılması mümkün değildir; öncelikle dava şartı arabuluculuğa başvuru zorunludur. Başvuru yapılmadan açılan davalar usulden reddedilir.